HERKESE MERHABA:)

 
 
Şimdi ne desem boş kısa süre sonra görüşürüz dedikten sonra neler neler oldu bilemezsiniz. Her zaman anlatacak bi dünya şeyim var değil mi? Biliyorum haklısınız:) Ama bi sorun neler oldu ben de tek tek anlatarak kafanızı şişireyim:)
 
Önce bankadan emekli oldum, olmamla başka bir işte çalışmaya başlamam bir oldu. Valla sormayın harala gürele derler ya; o hesap yani. Ben de şaşkınım, neyse malum üniversitede çocuk okutuyoruz. Başka şehirde çocuk okutmak, İstanbul'da özel üniversitede çocuk okutmakla aynı kapıya çıktı bize:) Abartmıyorum vallahi doğru, yurt bulamadık özel yurda verdik üstüne üstlük, ilk sene onun acemiliği, bizim acemiliğimiz derken böyle oldu işte:) Trabzon uzak yer, ikide bir gelim miii? diyen bir çocuk senede bir kaç kez, e hadi gel diyoruz haliyle, o da sağolsun hiç kırmıyor bizi:) hemen atlayıp geliveriyor. Valla benden fazla uçağa bindi bir senede. Neyse şimdi ikinci sınıfa geçti, söz verdi 4 yılda bitireceğim diye, bakalım hep beraber göreceğiz...
 
Ben de daha önceki postumda yazdığım gibi son senemi başarıyla bitirdim ve mezun oldum Allah bana acıyor herhalde bu yaşta durmadan üniversite okuyan kadınla uğraşmamak adına geçirireyim de bari kurtulayım dedi. Durmadan Allah'ım nolur kalmadan geçeyim, haziranda mezun olayım falan diye dualar okuyup üfleyerek kendimi, vallahi de bir senede geçtim billahi de:)Ee tabi biraz da zekiyim her halde bu kadar koşuşturmacada geçebildiysem diye ukalalık yapayım... Bi tane daha okuyayım diyordum ama aile efradından ciddi tepkiler aldım bu kaçıncı üniversite, sonunda beynin sulanacak diye, ben de vazgeçtim. Şimdi hemen değil ama sonbahar gibi İngilizceyi geliştirmeye devam edeceğim inşallah. Ee tabi bloğumla dünyaya açılacağım ya, İngilizce şart:)
 
Craft falan dedik ama bir müddet yazılarla idare edeceksiniz, zaten yazmak boyamaktan daha kolay geliyor:) Aylardır bir şey boyayamadım. Ee kolay mı üniversite bitirdik bir kez daha, yazlığı tadilata soktuk. Ben çok şanslıyım ya, Aralıkta tadilata başladık valla geçen hafta teslim aldım ve bir saat havuz keyfi yaptım. Yok yok ben de bir tuhaflık var, yani 6 ay bir yazlık tadilatı sürer mi? Herkes tripleks mi? Doubleks mi diye sordu o kadar uzun sürünce. Yok canım altı üstü 75 m2 bir yer.Herşey aksi gitti. Yani anlatıp sizi yormayayım ama her hafta sonu bahar aylarından itibaren İstanbul-Tekirdağ yapmaktan anam ağladı. Yok aslında hem anam hem ben ağladım yalan söylemeyim, ben koşuşturdukça sevgili anam verdiğim kiloları görüp, stresimi birebir farkedip iyice tavan yapan tansiyonuyla uğraşmak zorunda kaldı.
 
Ha bu arada 45'inden sonra bir de araba kullanmaya başladım. Yani acaip paniğim ya, hocam da beni terk etti yazıkkk, mecburrr napıcaktı, durmadan panik olan, bu yaşa kadar araba kullanmayı öğrenememiş bir kadına ders veriyor. Valla gülmeyin, adamcağız 85 yılından beri hocalık yapıyormuş, son dersimde öyle bir panik oldu ki anlatamam. Bi de böyle giderse beni on ders falan kesmeyecek, dedim hocam kredi kartına 12 taksit yapar mısınız? Şaşkın şaşkın baktı kaldı. Haklı, ama ben n'aptım bi sorun bakalım? Hocam bana Funda sen tek başına işe gitme olur mu dedi. Bu arada işimle evim arası çok uzak değil kaç km bakmadım ama henüz onlara bakamıyorum. Neden mi? Arabaya bindiğimde besmeleyle başlayıp, diğer dualara geçiyorum, sonra başka bir dua ile bitiriyorum şirkete gelene kadar. Ne ara remix yapıyorum bilmiyorum. Yani diğer detaylara bakamadığım için, o detaya sıra gelmedi:)Ama yakın sayılır işte, hocam o yola bile izin vermedi, ben naptım ama? Bu korkunu yenmen lazım diyerek iki gün sonra Shell'e gittim. Bu arada cep telefonlarımı evde unutmuşum, anacığıma da arkamdan okumasını söyledim, göya benzin alıcam ilk kez bir de araba yıkatıcam. Fakat o da ne kuyruk varmış, girdim çıkamıyorum, 1 saat sürdü 4 de benzinciye girdim, 5 de ayrıldım. Arabayı ilk kez kullanıyorum ya tek başıma kuyruktan çıkayım dedim, arkamda bir sürü araba, kal kızım sen dedim. Araba yıkanan yere geldim, en şirin halimi takınarak çocuğa "Merhaba, ben acemiyim de, buraya nasıl gireceğimi gösterir misiniz, bir yere bindirmeyeyim, nereye kadar gidicem, ya bu alet kendi mi gidiyor, ben arabayı durduracak mıyım? gibi abidik gubidik sorular sordum, sanıyorum çocuk içinden en güzel lafları geçirmiştir. Ama çok şirin olduğum için yüzüme bir şey söylemedi:) İşte o büyük günün sonunda ben araba kullanmaya başladım. İki ay olmuştur herhalde.
 
Ben şu an evden işe, işten eve gidip geliyorum. Valla yolda yakaladığıma da park ettiriyorum. Ama çok dikkatli şoförüm yanlış anlamayın. Mahalle arasında bile sinyal veriyorum, şehir içinde 40-60 km. en fazla yapıyorum, önüme geçmek isteyene yol veriyorum. Bu kadar sinirli bir kadın nasıl kuzu gibi oldu yolda anlamadım. Ben devamlı yolda yanlış yapan sürücülere en güzel şekilde sayıp duruyordum, şimdi sinirlerim alınmış gibiyim. Bi de park etmeyi becersem:) Yani 3 ya da 2 arabalık yere güzel park ediyorum yanlış anlaşılmasın, tek arabalık yerlere park edemiyorum:) önümüzdeki 1 yıl içinde onu da yaparım, korkumu yendim ya, Ağustosta bayram sonrası izin kullanacağım inşallah, o zaman arabayla gideceğim diye hayal kuruyorum. Belli mi olur, yollarda kaybolup Tekirdağ yerine Edirne'den çıkmazsam çok süper bişey olur:) Olmadı bi ciğer yer, iki de cami gezer gelirim, aman dert ettiğim şeye bak:)
 
Ay sıkıldınız mı acaba ne yazdım ya, ayrılamıyorum sevgili bloğumdan, şaka maka bir ara dedim ki acep hesaplarım falan kaybolmuş mudur? Yani neyse size olmadı yazlığın bir iki resmini koyayım gerçi pek bir eşya yok ama idare edin, tek tek yaptım her şeyi, seramiğinden lambasına, bataryasına kadar, yer karosu aklınıza ne gelirse kendim aldım, yaptım, tamam 6 ay sürdü ama ayrı şehirde olunca ustalarla böyle oluyor işte:) şimdi de artık salıncağa kurulup hafta sonları kitap okuyup dinlenebilirim inşallah....
 
Bir sonraki posta kadar hoşçakalın, sevgiyle, sağlıkla kalın...
 
Not: Resimlerde bir problem çıktı, daha sonra ekleyeceğim, uğraştık halledemedik valla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

yorumlarınız ve desteğiniz için teşekkür ederim
yorumlarınıza elimden geldiğince en kısa zamanda cevap vereceğim