25 Temmuz 2013 Perşembe

YENİCE'DEN SELAMLAR


Bu hafta raporluyum ve yazlıkta dinlenerek zamanımı geçiriyorum sevgili annem hastabakıcı görevini üstlendi gene her hastalığımda olduğu gibi:) Allah başımdan eksik etmesin onu, kendisi hem hasta kaprisini çekmekle hem de bilumum yemek, temizlik vs. işlerle meşgul olmakta, ara sıra sabah kalktığımda kaprislerim yüzünden beni terk etmiş korkusu yaşasam da, ana yüreği işte sanıyorum son dakika kararını değiştiriyor ve ilk otobüse atlayıp gitmekten vazgeçiyor:)
 
Sanıyorum pazara kadar dayanacak, zaten her zaman söyler ben de evliya sabrı var, rahmetli annem bana hamileyken bütün evliyaları dolaşmış ben o yüzden bu kadar sabırlıyım der durur:) ben de katılıyorum onun bu sözlerine...
 
Pazartesi bir operasyon geçirdim, o nedenle de yazlıkta dinleniyorum, neden yazlıkta derseniz burada açıkçası daha sakin geçeceğini biliyorum, İstanbul'da olsam hem evde böyle dinlenemem hem de gelen giden olur o yüzden burası daha sakin. Ama çok sıcak, bir de tabi herkes havuza girip duruyor ben de mahsun mahsun onlara bakıp bakıp duruyorum, bu sıcakta napim internete giriyorum yatıyorum kalkıyorum en fazla güneşleniyorum. Tabi bu kadar hareketsiz olmaya alışık olmadığım için de sıkılıyorum.
 
Keşke boyalarım, elişlerim falan olsaydı en azından çok halim yok birşey yapmaya ama belki onlarla oyalanırdım. Ama bir post yazıp sizlerin bloglarını gezeceğim, çalışırken fazlaca vakit bulamıyordum en azından biraz gözüm gönlüm açılır.
 
Bu arada bu yaştan sonra bir de face açtım kendime aynı isimle ama valla nasıl girersiniz girmek istediğinizde bilemiyorum. Kendimi aradığımda sanki çıkmıyor gibi:) bir de siz deneyin "funda craft" diye, izlemek isterseniz arada girersiniz. ileride sadece kendimi bloga, elişlerine ve face'e verdiğimde daha çok vakit ayırmayı ümit ediyorum ama bakalım:) iyi kötü çözdünüz beni zaten bugün böyle diyorum ama yarın ne olur bilemiyorum. Evdeki hesap hiç çarşıya uymuyor:)
 
Kalın sağlıcakla...

11 Temmuz 2013 Perşembe

 
 
 
HERKESE MERHABA:)
 
Biliyorum gene diyeceksiniz ki 6 ayda bir çıkıyor hani sık sık yazacaktın diye. Ama olmadı işte, biraz önce başıma geleni bilseniz vallahi üzülürdünüz. Ben yazılarımı doğaçlama gibi yapıyorum. Hiç müsveddesi yok. İçimden geldiği gibi yazıyorum ve sadece imla hatalarını düzeltiyorum. Tam bir saat uzun bir yazı yazmıştım, kaydete kaç kere bastım bilmiyorum ve hepsinde kaydetti. Sonra yayınla dedim ve püfff yazı yok oldu gitti. Çok acı bir şey gecenin bir yarısı, ben 6 ay sonra yazı yazmaya kalkmışım, sonra da yazı uçup gitmiş. Nereye uçtuğunu Allah bilir.
 
Her neyse başa gelen çekilir diyip birşeyler yazacağım ama keyfim kaçtı doğruyu söylemek gerekirse. Şimdi gelelim neden gene bu kadar ara verdiğime; birincisi bildiğiniz üzere bankadan emekli oldum, akabinde daha nefes bile alamadan gelen bir teklifi değerlendirdim ve pat diye kendimi başka bir işte buldum. Malum İstanbul dışında çocuk okutuyoruz. İstanbul'da özel bir üniversitede okutsam aynı kapıya çıktığını anlamam çok uzun sürmedi zaten. Bir de ilk senemiz acemilik çok oldu, özel yurt, durmadan alınan uçak biletleri falan derken, belki gece de taksicilik yaparım araba işini hallettikten sonra:)
 
Araba işi diyorum bu yaştan sonra araba kullanmasını da öğrenmeye başladım. Ee tabi biraz zor oluyor. Zira zaten panik biriyim araba kullanma konusunda, öyle korkarak araba sürüyordum ki anlatamam. Hala iyi olduğumu söyleyemem, iki aydır kullanıyorum. Yoldan yakaladığıma da arabayı park ettiriyorum. Allah'tan yardımsever milletiz. Bayanların bu durumuna alışık beyler. Valla marketçi, şarküterici, olmadı yan komşu bulduğum herkese en şirin halimle rica ediyorum sağolsunlar mahalleli beni tanıdı artık. İş yerinde de arkadaşlar ve güvenlik görevlileri bir yardımseverler ki, haklarını nasıl öderim bilemem. Haa hiç park edemiyorum sanmayın, iki ya da üç arabalık yerlere gayet iyi yerleştiriyorum arabayı, yiğidi öldür hakkını yeme demişler.
 
Sevgili direksiyon hocam benimle en son derse çıktığında yalnız başına çıkma henüz demişti. Ben de ama yeter hocam ne zaman çıkacağım demiştim. Son derste panik yaptı adamcağız. Yaklaşık 30 senedir hocalık yapıyormuş, bir panik oldu derste anlatamam. Neyse bir şekilde yavaş yavaş onu da öğreniyorum.
 
Bu arada bildiğiniz üzere üniversite son sınıfa geçmiştim, bu arada kalmadan onu da bitirdim, bi tane daha okuyayım diyordum ama aile efradı benim sürmenaj olmamdan şiddetle korktukları için yeter başlarız senin bu üniversite sevdana, bu kaçıncı diyerek eylem başlattılar. Ben de söz dinledim. Ama kolay olmadığını söylemeliyim bu yaşta ve bu yoğunlukta üniversite okumanın. Ne ara vakit buldun demeyin vallahi Allah acıdı. O kadar çok sınav duası okudum ki, keşke oğluma da okusaydım:) Neyse o da ikinci sınıfa geçti bir şekilde. Bir şekilde diyorum şaibe var bence kaç ders alttan getirdiği konusunda ama yapacak bir şey yok. Dört senede bitiririm diyor, bakalım göreceğiz.
 
Bu arada yeni işim oldukça yoğun ve annem bankaya yoğun diyordu, şimdi keşke bankada kalsaydın diyor, ben de ama anne bi karar ver, banka çok yoğun emekli ol diyip duruyordun diyorum:) Neyse bu annelerin işine pek akıl sır ermiyor değil mi?
 
Başka neler yaptım, ha en önemli şeylerden birini atladım, yazlığı tadilata soktum, yani aralık ayında tamamını tadilata soktuğum yazlığımı geçen hafta teslim aldım biliyor musunuz? Ustalarla uğraşmak bi zevkli bi zevkli ki sormayın. Yani 7 ayda sanırsınız ki malikane yaptırıyorum, gidiyorum geliyorum bir aksilik çıkıyor, birşeyler eksik oluyor, yanlış oluyor. Bir ayağım İstanbul'da bir ayağım Tekirdağ'da desem yeridir. Yani işyerindekiler tripleks mi aldınız diyip duruyorlar. 75 m2 lik yer yaptırıyorum altı üstü. Ama valla bu kadar sürede konak yaptırırdım herhalde...Neyseki bitti de yazın neredeyse ortasına gelirken geçen hafta bir saatliğine de olsa havuza girebildim. Maraba gibi çalışmaktan, eksikleri tamamlamaktan komşularıma sadece el sallayıp, onlar havuz kenarında, okey başındayken ceee diyip kaçıyordum. Evini tadilata sokacak olan varsa, bana sorabilir çok tecrübe kazandım çokkkk:)
 
Dinlenmeye çok ihtiyacım var ama bayram sonrasındaki hafta ancak izine çıkabileceğim, şimdi günleri sayıyorum, o kadar yorgunum ki. Yapmak istediğim tek şey dinlenmek.
 
Bu arada biraz önce yazdığım kayıp postum, şimdiki postuma on basardı, ay ne de matrak yazmıştım ama şimdi aynı konuları hiç keyifle yazamadım ilk yazdığım gibi.
 
Olsun napalım bu da böyle olsun. Bir kaç zaman sadece yazı yazarım, hayalimde bu sene yazlığa kendi yaptığım objeleri koymak vardı ama kısmet olmadı, şimdi hayatımda biraz yavaşlama istiyorum. Yani ne yapacağım, çok koşturmayacağım, ayaklarımı uzatıp kitap okuyacağım, canım isterse boya yapacağım, dingin bir yaşam seçeceğim, hep harala gürele yaşamaktan yorgunluğun haricinde bir şey kalmıyor. Bakalım ben diyorum da bu alışmış bünye buna hazır mı? Hep beraber göreceğiz.
 
Hepinize sevgilerimi yolluyorum, bir sonraki postta resimli birşeyler koyarım en kötü yazlığımın resimlerini koyarım, şunu yaptım, bunu yaptım diye, yırtarım, siz de beni affedersiniz:)