21 Haziran 2012 Perşembe

YOĞUN BİR GÜNÜN ARDINDAN...

Geçtiğimiz cuma günü izinliydim, asıl maksat oğlumla birlikte Eyüp Sultan'a gitmek, oradan da deniz kenarında her zaman görüp uğramak istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım Belediyenin Haliç Tesislerinde oğlumla yemek yemekti. Malum ertesi gün gene bir başka üniversite sınavı var ya, kendilerine kıyak geçeceğim:) Eyüp Sultan'ın türbesine ne yazık ki giremedik, zira anlatılmaz bir kalabalık vardı, o kadar insan nereden, nasıl çıktı anlayamadım. Neyse epey bir süre bekledik sonrasında o acaip sıcakta çocuğumun başına güneş geçerse, ne yaparım valla telef olur, sınava mınava da giremez, sevgili eşim de beni öbür dünyaya intikal ettirir diyerek ısrarla içeri girme çabamı bertaraf ettim. Dışarıda bir yerlede dualarımızı edip, ayrıldık. Zavallı çocuğum sırf ben istiyorum diye kırmadı vallahi:) Her neyse ben de ciddi bir kıyak yaptım, valla ne istediyse yedi, yimedim yidirdim, giymedim giydirdim modunda ne söylese yi oğlum, tabi oğlum diyip durdum, sağolsun anneanesi ve dayısı da geldiler oğlumun ısrarlı davetini kıramadılar:)

Sonra bari olmuşken tam olsun diyerekten akşamüstü erkekleri yolculayıp sevgili anacığımla birlikte İsmek Sergisine gittik. İşte neye niyet, neye kısmet diye atalarımız boşuna söylememişler. Bu atasözlerimiz, deyimlerimiz vallahi pek bir doğru....Fakat çok yorulduk, trafik de bayağı bir yoğundu. Sınava o mu giriyor ben mi bilmiyorum, ay kendimi hep yorgun hep yorgun hissediyorum, enerji içeciği falan mı tüketsem, ballı, muzlu, cevizli birşeyler mi yesep acep, ne dersiniz? Yorgunluğumu atabilir miyim acep?

Şu son sınav da bir geçse de hepimiz rahatlasak, evde de durmadan meşakkatli isteklerde bulunuyor. "Anne sınav öncesi şunu canım çekti, bunu canım çekti" diyip duruyor, ben de kendilerine bugünlerin geçeceğini, 5-6 gün daha forsu olduğunu sonunda beyan ettim:) En son pazar günü akşamüstü altı da mutfağa girdiğimi ve gece 11 de sürünerek çıktığımı hatırlıyorum. Kaç çeşit yemek yaptığımı hatırlamıyorum bile:) robot gibiydim. Allah'ım şu bilim adamları ne zaman hapla beslenmeyi bulacaklar, ben gitmeden bulun yaaaa....:)

Bu arada İsmek sergisinden de bahsedeyim biraz. İsmek sergisi bence bu sene daha bir güzel olmuş. Yani ahşap boyamalar, 3 boyutlu çalışmalar güzel değil, harikaydılar  diyebilirim. Ben çok beğendim, bir sürü resim çektim arada konu mankeni kullandım, sağolsunlar tanıtım için yaptıklarını, ücret istemediklerini söylediler, pek sevgili anneciğim:) Kendileri de 5 yıldan beridir bu kurslara devam ettikleri için, birçok şeye hakimler. Resimlerin tümünü koymayacağım, sıkılmayacağınızı biliyorum gerçi ama bu kadarı da yeter diye düşünüyorum.

 Sevgili Mehtap Kaya da çok güzel resimlerini koymuştu http://mehtapkaya.blogspot.com/(Bu arada iyi ki bloğuna koydun resimleri de ben de gidebildim Mehtap'cığım yoksa bu yoğunlukta arada kaynayacaktı sergi, ben de unutup gidemeyecektim) aynı resimler var mı hatırlayamadım ama gözünüzü, gönlünüzü açması dileğiyle...

Sergide emeği geçen herkesi,  tüm öğretmen ve öğrencileri kutluyorum, emeğinize sağlık....













































17 Haziran 2012 Pazar

TÜM BABALARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

Gün bitmeden ben de Babalar Günü'nü kutlamak istiyorum tüm babaların ve baba olacakların. Hepsine uzun, sağlıklı bir yaşam diliyorum, yaşı ilerlemiş olan dedelerin de torunlarıyla ve evlatlarıyla birlikte nice mutlu sofralarda ve günlerde buluşmalarını diliyorum. Ahirete intikal edenlere de buradan rahmet diliyorum, nurlar içinde yatsın hepsi.

Ben babamı kaybedeli tam 8 sene oldu, insanın babasını mezarında ziyaret etmesi, onun elini öpememesi ve sımsıcak bir şekilde sarılamamasının ne büyük acı olduğunu babasını kaybetmiş herkes gibi ben de büyük bir hüzünle hissediyorum. Dün ailemle birlikte babamı kabristanda ziyaret edip, mezarındaki otları temizleyip, üzerinde örtülü toprakta yetişmiş olan gülleri sulayıp, mermerini temizledik hep birlikte, sevgili eşim mezar taşında babamın o çok sevdiğimiz gülümseyen yüzünün fotoğrafını yaptırmıştı, evlendiğimiz gün çekilen bir fotoğraftı, sanki yanımızdaymış gibi gözlerinin içine baktım sevgi ve özlemle. Anneler gününde yazdığım bloğumun ilk yazısında annemin hayatta olmasından dolayı nasıl coşkuyla yazıyı bir çırpıda yazmıştım ama bu yazıyı yazmak çok daha zor geldi inanın...

Babamla diğer kardeşlerimle beraber ne kadar güzel bir ilişkimiz vardı. Harika bir babaydı, çocuklarına çok düşkündü hepimizin babası gibi. Mükemmel bir insandı, bunu sadece babam olduğu için yazmıyorum, zira onu tanıyan herkes onun için o kadar güzel şeyler söyledi ki vefatından sonra herkes onunla ilgili o kadar belirleyici ve etkileyeceği şeyler anlattı ki, bir kez daha öyle bir babaya ve eşe sahip olduğumuz için gururlandık. Bunun ne kadar güzel birşey olduğunu o zaman anladım. Herkes onun için güzel ifadeler kullanırken, bir kere bile incinmedik, hiç kalp kırmazdı, dosttu, bonkördü, kimse için kötü birşey söylemezdi şöyle iyiydi, böyle iyiydi dediklerinde bunlar acımızı biraz olsun hafifletmişti. Ama özlem hala devam ediyor ve edecek de....

Hala anneme giderken bançede ekip biçerken, kafasını kaldırıp neşeyle "Hanım koş koş bak çocuklar geliyor" diye seslenişini ve o gözlerindeki parıltıyı hatırlıyorum. Sanki bahçenin bir kenarından çıkıp gelecekmiş gibi...

Nurlar içinde yat babacığım, mekanın cennet olsun. Çünkü sen harika bir insansın. Seni çok seviyorum canım babam....

16 Haziran 2012 Cumartesi

MİRAÇ KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

Hepinizin Miraç Kandilini kutlar; tüm sevdiklerinizle sağlıklı, mutlu, huzur dolu yarınlar dilerim... Gönlünüzden geçen tüm dualarınız sizlerin hayrına olacak şekilde gerçekleşsin sevgili arkadaşlarım...

11 Haziran 2012 Pazartesi

UZUN BİR ARADAN SONRA TEKRAR MERHABA,

Sevgili takipçilerim, pek muhterem blogger arkadaşlarım:) epey bir süredir birşeyler koyamadım bloğuma farkındayım. Biliyorum biliyorum iki günde bir birşeyler yazacağıma dair size ilk yazılarımdan birinde söylemiştim, ama kazın ayağının pek de öyle olmadığını acemi bir blogger olarak bendeniz de görmüş bulunmaktayım:) Lakin bi sorun neden yazamadım diye, birincisi benim de sınavlarım vardı, hayırdır liseli öğrenci gibi ne sınavı diyeceksiniz ama inat ettim bu yaştan sonra (hiiçç heveslenmeyin yaşımı asla söylemeyeceğim, söylesem zaten profilimde yazardım):) ikinci bir üniversite daha okuyayım dedim, neye yarayacak bilmiyorum olmadı hobi odama asarım Avrupa Yakasındaki Burhan gibi:) Neyse ona birkaç gün çalışayım dedim, tabi zor oldu bütün bir yıl çalışmak yerine iki günde ders çalışınca bütün bilgiler havalarda uçuştu:) Ama bakalım son sınıfa geçip geçmediğimi hep birlikte göreceğiz, arkasından sevgili oğlumun üniversite sınavının stresi zaten devam ediyordu, son haftalarda iyice azıttım, etraftan bilimum sınav duaları toplamaktı, devamlı kahkahalar atmaktı, ara sıra esip gürlemekti derken, sanıyorum sınav sonrası terapiye gitmeye başlayacağım Zaten geriye okunmuş pirinçle, Ethem Dede'ye 40 göbek atma işi kaldı:) Gülün gülün beni ancak bu sınav stresini yaşayanlarınız anlar:) Eşim de oğlum da çift karaktere büründüğümü söylüyorlar, oğlum da bütün bir yıl ders çalışmayıp son dakikaya bıraktığım için bana "Sen şimdi bu kadar çalışmayla sınıf mı geçeceksin? Yok efendim bu kadar çalışmayla sınıfta kalacaksın, bütün emeklerimiz boşa gidecek" diye söylenip durdu şakacıktan,  ama dur ya ben bunları bir yerden hatırlıyorum, aman Allah'ım oğlum beni kendi silahımla vuruyor. Geçmem lazım onların diline düşmemek için mutlaka son sınıfa geçmem gerek, hatta belki de kapak olsun onlara diye master yapmam gerek, içinizden oğluma dua edecek hayır sahipleri varsa, araya beni de katsın lütfen:)

Oğlumun bu haftasonu ve önümüzdeki haftasonu diğer sınavları var, ee haliyle bizim de biraz, yok yok biraz değil acaip fazla bir stresimiz var. Hayırlısı ile inşallah iyi bir devlet üniversitesini ve istediği bölümü kazanırsa, ben de bu stresten çıkıp kendime gelirim ve birsürü boyama  yaparım diyorum. Yani maruzatım kayda değer değil mi arkadaşlar:)

Iphone ile NokiaN8 ile ve fotoğraf makinası ile çekilmiş olarak 3 farklı makinayla çekilmiş şeklinde koyacağım resimleri, bakalım en güzeli hangisiyle çekilmiş... Yan çıkanlar ıphone ile çekilenler galiba en net çıkanı da onlar, Yan çıkanları beceremedim valla, nedenini de bilemediğim için öyle kaldı, bu arada oğlum laptopa el koymak için oflayıp pofluyor, neymiş efendim yan çıksa ne olurmuş, öyle de anlaşılıyormuş, işim uzadı ya, napim ben Başak burcuyum, gerçi o da başak ama hiç alakamız yok, düzgün olmuş olmamış, içine sinmiş sinmemiş ne biçim başak bu çocuk yaaa...

Şimdi bazıları bitmiş bazıları da bir iki ufak eksiği olan (son kat boyası, verniği vs.) birkaç ürünü sizlere takdim ediyorum ve hepinize gönlümden kopan kocamannn sevgimi yolluyorum.