28 Mayıs 2012 Pazartesi

İNTERNET SERVİS SAĞLAYICISI

Birkaç gündür yazı ve resim yükleyemiyorum arkadaşlar, kusura bakmayın lütfen. Uzun zamandır kullandığımız TT Net'i iptal edip, D-Smart'ın Adsl'ine geçtik. Fakat  bağlantı konusunda sorun yaşadık, internetimizi bir türlü çalıştıramadık. Bugün akşam neyse sonunda sorunlar giderildi biz de başladık kullanmaya. Umarım bu değişiklik nedeniyle pişman olmayız. Yarın gene birşeyler yazarım. Sizin blogları bir gezeyim de 5 günün acısını çıkarayım, bakalım sizin bloglarda neler var, biraz keyfim yerine gelsin:)

Bu arada birşey soracağım, benim sayfa görüntülenme oranım hergün artıyor ama online ziyaretçi sayısı değişmiyor, bu pek normal gibi gelmedi de:) bilen varsa açıklayabilir mi acaba? Şimdiden teşekkürler, sizleri özlemişim vallahi:) Hadi artık yarın görüşürüz yarınki yazı ve resimler kafamda gibi, ama şimdi çok yorgunum idare edin beni bu akşamlık olur mu?:)

22 Mayıs 2012 Salı

KALMASIN ALAMANYA YOLCULARI:)

Merhabalar herkese,
Birkaç gündür sizlere birşey yazamıyordum, evde bir tane laptop olunca 3 kişi paylaşmaya çalışıyoruz ee tabi biraz zor oluyor, kapanın elinde kaldığı için de ben sızıp koltukta kalıyorum (yakin arkadaşlarım bunu okuyorlarsa gülüyorlardır şimdi, çünkü akşamları koltukta sızıp kalmam pek bilinen birşeydir):) Neyse birkaç haftadır elimde sürüklenen ve hatta acaba bu işler biter mi diye kastırıp durduğum hediyeler sonunda bugün Alamanya'ya uçtular. İyi günlerde, güzel günlerde kullanılması dileğiyle diyorum ve sizlere çok iyi çekemediğim resimlerini iletiyorum. Artık bundan sonra oğlumun cep telefonuyla çektireceğim, belki oradan daha güzel çıkar resimler, valla bizzat kendileri daha güzeller, yani kendim yaptım diye söylemiyorum yanlış anlaşılmasın:)















18 Mayıs 2012 Cuma

19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLIK VE SPOR BAYRAMI HEPİMİZE KUTLU OLSUN

Milli ya da dini bütün bayramlarımızın çok özel olduğunu düşünüyorum birçoğumuz gibi. Bu bayramlar coşkuyla, huzurla kutlanmalı. Bugün eskilere gittim ve itiraf etmeliyim ki, okul yıllarında bazen çocukluğun da vermiş olduğu birşeyle bayram günleri erken kalkıp okula törene gitmek yerine o sıcacık yataktan çıkmak istemedim zamanlar geldi aklıma. Fakat her halükarda mutlaka bütün törenlere giderdim. Zaten önemli olan o yataktan çıkana kadardı o zaman da. Sonrasında o coşkuyu yaşar ve marşlar söylenirken de gözlerim dolar, kalbim sıkışırdı. Bu uğurda şehit olanlar aklıma gelirdi. Bazen rahmetli babam İnönü Stadına götürür ve o coşkulu kutlamayı orada seyrettirirdi bize. Sanıyorum çocukluk yıllarında birçoğumuz bunu yaşamışızdır ama bugün düşününce  utandım:( Oğlumun da törenlere giderken bazen yataktan çıkmak istemediği günleri yaşadık, ama her seferinde ona bunlara sahip çıkmamız gerektiğini, biz çıkmazsak sonra pişmanlık duyacağımızı, cumhuriyet kurulana dek yaşananları, Mustafa Kemal Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının ülkeyi kurtarmak ve bizi bağımsız bir ülke haline getirmek için yaşadıklarını, o günkü halkın açlık ve sefalet içerisinde bağımsızlık için ne fedakarlıklar yaptıklarını anlattık. Allah'a çok şükür ki, o da bunların farkında.

İnsanlar güzel şeylere sahip olduklarında ne yazık ki bunun pek farkında olamıyorlar, bu güzel şeylere her daim sahip olabileceklerini düşünüyorlar. Oysa ki, herşey bir anda terse dönebiliyor. Ben tüm bayramların coşkuyla ve şanına yakırşır şekilde kutlanması gerektiğine inananlardanım.

Biz henüz bayram gelmeden 4-5 gün öncesinden bayraklarımızı grurla asar, bayramdan sonra da gene 4-5 gün geçtikten sonra kaldırırız. Dışarıdan gelirken de hayranlıkla bayraklarımızı seyrederiz. Belki tuhaf gelecek sizlere ama eşimle her bayram mahallede kaç tane bayrak var sayarız, kimlerin bayrak astığı önemli değil, önemli olan o coşkuyu hissedenlerin sayısının artması. Sonra geçen bayram şu kadar bayrak vardı, şimdi artmış diyerek, sevinçle birbirimize bakarız. Sizlerin de bildiği üzere, bu ülke için, bu bayrak için kanını feda eden insanlarımız o kadar çok ki. Böylesine büyük bayramları sokaklarda, statlarda olabildiğince coşkuyla kutlamalıyız. Kıymetini bilmeli ve genç nesle bu bayramların sadece tatil yapmak olmadığını, asıl amacının neler olduğunu unutturmamalıyız. Bizler unutmamalıyız ki, onlara da unutturmayalım.

Ne yazık ki, yarın hava yağmurlu gözüküyor, bazı belediyelerin cumartesi ve pazar günü 19 Mayıs kutlamaları var. Ümit ederim, meteorolojiye rağmen:) yarın hava açık olsun. Olsun ki, sizler de bizler de çoluğumuz çocuğumuzla, eşimiz dostumuzla bu güzel günün hakkını vererek kutlayalım.

Daha nice nice bayramlara... 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun....




16 Mayıs 2012 Çarşamba

ELİŞLERİ İLE İLGİLİ RESİMLER

Neyse buna da şükür kendi kendime bu kadar yaptım diyemeyeceğim, zira Aslı'cığımın mailde yazıp tek tek adımları sonra da bak ne kadar kolaymış diye noktaladığı maile göre resim yüklemeye çalıştım. Ama ben hem ana sayfada hem de elişlerim bölümünde yayınlanmasını istiyordum. Kısmet, ancak Elişlerim sayfasında yayınladım artık kusura bakmayacaksınız, o kadar kusur kadı kızında da olur diyorum...:)

Birkaç resim yüklemiş bulunuyorum Elişlerim'in altına oradan bakacaksınız bu sefer arkadaşlar...

Tarihe takılmayın zira benim makina açılıp kapandığında pili şarj ederken dalıyorum ve tarihi güncellemiyorum bütün sebep bundandır...

Bu arada bu yapılanlar çok sevgili arkadaşım Ebru'nun biricik kızı İdil'e ait. İdil şimdi 1 yaşını geçti, ona da bu vesile ile ailesiyle birlikte uzun, sağlıklı, hayırlı bir ömür diliyorum tekrardan...

Şimdilik bu kadar, şu resim işini iyice bir öğreneyim ve kaydettiğim dosyaları bulayım, diğerlerini de yavaş yavaş yayınlarım...

Hadi kalın sağlıcakla...
HOBİCİLİK VE BLOGER'LIK ZOR ZANAATMIŞ:)

İster ev hanımı olalım, ister dışarıda çalışan birileri olalım hepimizin zaman zaman kafamızı dağıtmaya ihtiyacımız var. Kimi zaman gezip tozarak, kimi zaman hobilerimizle uğraşarak, kimi zaman da ev işleriyle kafamızı dağıtmaya çalışırız. Fakat bazen o kadar yorgun oluruz ki, elimizi kaldıracak halimiz kalmaz, oysa ki kafamızın içinden biz hobicilerin neler neler geçer:) Hele benim gibi biriyseniz kafanızda kırk tane proje dolaşır, hepsi de birbirine karışır:) Ne düşündüklerinizi yapmaya vakit bulabilirsiniz ne de yorgunluğunuz geçer. Zira o projeleri kafanızdan geçirirken bile yorulursunuz sonra da hiçbir şey yapamadan yorgunluktan sızar ve uyursunuz...

Ama kim ne derse desin bence herkesin keyif aldığı birşeylerle uğraşması gerekir. Ben bir bakmışsınız ahşap boyamışım, bir bakmışsınız dikişe merak salmışım, bir başka gün de almış keçeleri elime çeşit çeşit objeler yapmışım. Yani sağım solum hiç belli olmaz. O anda zihni sinir projelerimden hangisi ortaya çıkmışsa, onu yapmaya başlamışım. Fakat bu arada da birsürü yarım işim olmuş. Valla hepimizin de dediği gibi 24 saat bana yetmiyor, vaktim olsa neler neler yaparım:) Ha ha hahay.... Ama şimdi buraya da birşeyler koymak lazım. O kadar blog açmaya kalkmışız, sizi daha böyle uzuuunn uzunnnn yazılarla ne kadar oyalayabilirim ki:)

Neyse, önce söz verdiğim iki şeyi mutlaka yapmalıyım, ama sadece söz verdiğim için değil ben de çok keyif almaya başladım. Birincisi yorum bırakan herkese mutlaka cevap yazacağım demiştim, bunu vakit geçirmeden yapmaya çalışacağım, diğeri de hergün ya da iki günde bir bloga birşeyler ekleyeceğim. Lakin daha önce de belirttiğim gibi bilgilerim çok eksik, bugün bloger ile ilgili dökümanları çıkartmıştım onları okuyup, anlamaya çalışacağım:) Yanlız takip ettiklerimde bir problem var, ön sayfada göremiyorum, arka kısımda ise aynı blogun neredeyse son üç yazısı var, o problemi çözmeliyim. Banucam galiba ben seni hala ekleyemedim. Arka tarafta eklenenleri Aslı'ya bildirmiştim ama tamamı eklenememiş. Bi el atsan da bana bunu da söylesen ne güzel olur:) Bu arada sevgili Aslı da benden bıktı ve iki günde kaçıp Ankara'ya gitti. Aslı dön evine ne olur:) Valla bu işi oturttuktan sonra sana sarmayacağım, söz....

Birazdan becerebilirsem yeni bir başlık koyup, resim eklemeyi deneyeceğim söz vermiyeyim, becerebilirsem dedim... Yoksa Aslı'yı beklemek zorundayım, üzgünüm....

Aslı sen bu satırları okurken ben uğraşıyor olacağım kim bilir gece yarısı kaça kadar, üstelik yarın işe de gitmem lazım, bu akşam bitirmem gereken boyamalar da var... yeterince duygu sömürüsü yapabildim mi? Okuduysan cevap ver:)



14 Mayıs 2012 Pazartesi

BU BLOGDA NELER YAPSAM ACABA?


Yukarıda da bahsettiğim gibi çok acemiyim çookkk:) Bloğu çökertmediğim sürece sorun yok. Yavaş yavaş ögrenirim diye düşünüyorum amma velakin biraz vakit alacak. Daha resim koymayı da, link vermeyi de, blog eklemeyi de bilmiyorum. Birkaç tanesini işaretlediğim listeden Aslı'cığım koymuş ama birçoklarını vakitsizlikten ekleyememiş tabi. Mesela hergün hastası olduğum Banuca'mı bir türlü ekleyemedim:) Nefiseciğim keza üzgünüm valla sizi takip ediyorum ama yavaş yavaş çözeceğim bu işi birilerinin yardımıyla...

Neyse gelelim bu bloga koyacağım şeylere. Ben diyorum ki, zamanla fikirler de değişir elbette ama bu blogda şimdilik birkaç başlık olsun. Yediğim, içtiğim, gezdiğim, tozduğum  yerler olsun, (neden iki lafın arası yemek bilmiyorum, istem dışı dökülüyor ağzımdan) sizlere de fikir vermek, gözünüzü gönlünüzü açmak için ekleyeyim buraya diyorum. Yaptığım elişleri de olsun (artık ne çıkarsa bahtınıza) Atıştırmalık birşeylerin tarifleri de olsun denenmiş, bayıla bayıla yenmiş. Ama bir yemek sitesi gibi asla değil. Sadece yemek sitesi olan çok güzel siteler var yeterince. Okuduğum kitaplar hakkındaki nacizane tanıtım ve yorumlarım olsun. Eşden dosttan gelen neler varsa buraya konacak onlardan uygun olanlar da olsun. Her hafta için de beğendiğim bir söz, söz grubu vs. kenarda bir yerlerde olsun. Zamanla ekleriz, çıkarırız, duruma göre bakarız:) Her türlü öneriye de açığım bu arada.

Şimdilik bloğum hakkında bunları yazmış olayım..   

Not: Bu arada bir iki resim ekleyeyim dedim ama beceremedim valla. Kusura bakmayın Aslı'yı bekleyeceksiniz. Birkaç gün böyle geçecek, sadece yazıyla, sonrasında çok resim koyacağım çok söz size...

Banuca'm senin yorumuna birşeyler yazacağım ama becerebilirsem bir karıştırayım şuraları... Bu arada senin yorum yapmış olmana da çok sevindim, üstelik ilk yorumumun senden gelmiş olması da ayrı güzel, o kadar uzun zamandır seni takip ediyordum ki, inşallah o güzel ellerin bana uğur, beceri falan getirir:) ha ha ben de senin gibi 7/24 birşeyler üretirmişim... Neyse senin gibi kimse iki dakka da birşey üretemez herhalde...

Hepinize sevgiler, kalın sağlıcakla...



Herkese Merhaba

İlk blog yazımdan herkese merhaba, (Amanin inanamıyorum sonunda bu günleri de gördüm yaJ)

Uzun süreden beri birçoklarınızı izliyordum. Bu blog ne menem birşeymiş diyip duruyordum. Birbirini takip eden herkes birşeyler paylaşıyor. Birbirlerinin yaptıklarını yorumluyorlar, sevinçlerine, üzüntülerine ortak oluyorlar, ara sıra birlikte yiyip, içip, güzelleşiyorlarJ ben de blog sahibi olmak istiyorum artık diyerek iç geçiriyordum.  Sonunda bu isteğimi gerçekleştirdiğim için çok ama çok mutluyum. Ama oğlumun da dediği gibi gerçekten teknoloji özürlü olduğumu kabul ediyorumJ Yani bir cep telefonunu bile sadece telefonlaşmak hadi bilemedin arada sırada da mesajlaşmak için kullanan biri olarak bu işin üstesinden gelebilir miyim? Hep beraber göreceğiz… Her ne kadar birçok bloğu takip etmeme rağmen, “Adsız” olarak yorum yapmaya bile yeni yeni başladım. Yani blog olmayınca  sanki oraya yorum yazmak da ayıp olurmuş gibiJ Şimdi ben bu camiaya pek bi uzak olduğum için, yanlış bir şeyler yaparsam da bilenler beni uyarsınlar lütfen. Şimdiden yanlışlıklar yapabilirim diyerekten affınıza sığınıyorum. Ee blog aleminin de bir adeti, yolu yordamı vardır herhaldeJ Yanlışlıkla kimseyi kırmak da istemem, blog arkadaşğımızın uzun soluklu olması dileğiyle, hepinize sevgilerimi yolluyorum.

Ben birşeyin hayalini kurunca onu gerçekleştirmem o kadar uzun sürüyor ki, sonunda olunca ben bile inanamıyorumJ Madem bu kadar bekledik, bari Anneler gününe yetiştireyim de anlamlı bir günde bu blog yayın hayatına başlasın dedim.  Sağolsun sevgili arkadaşım Aslı, bu konuda bana çok destek verdi, eşim kendisine bir buçuk sene önce benim blog yapmayı istediğimden bahsetmiş, kendisi beni bu kadar süredir bekliyor, yani göz açıp kapayana kadar bu bir buçuk sene nasıl geçti bilemedim. Siz anlayın yani şimdi de bir haftadır kendisinin başının etini yiyorum yoğun işlerinden bana da vakit ayırıp şu bloğu yetiştirelim diye. Ona da buradan çok ama çok teşekkür ediyorum.  Muhtemelen bu işi öğrenene kadar daha da başının etini yemeğe devam edeceğim…

Ya arkadaşlarım bana çok konuştuğumu söylerlerdi de kondurmak istemezdim kendimeJ valla doğru herhalde, baksanıza giriş yazımı bile ne kadar uzun yazdım pehJ Bir de baktığım bloglarda böyle giriş yazısı da gördemedim diyebilirim acaba uçuk kaçık biri miyim ben? Aslında yazılmaz mı? Ay neyse yazdım gittiJ

Şimdi bu blog nasıl olacak derseniz, ben de çok emin değilim, birkaç ana başlık yaptım, belki ileride eklerim ya da çıkarırım, hergün bilemediniz iki günde bir girip birşeyler eklemek istiyorum, gönül bu neler neler ister de, ben alışana kadar bunu nasıl yaparım bilemem…Bir müddet idare ederseniz (gerçi benim müddet kavramım da pek bi değişiktir ama neyse) zaman içerisinde telafi etmeye çalışırım.

Ben yapılan yorumları da okumayı severim. Bana vereceğiniz en güzel hediye (tabi vermek isterseniz) değerli yorumlarınızı (dök içini rahatla) kısmına yazmanızJ Hepinizin yorumlarına mutlaka cevap yazacağım.

Bu vesile ile başta neşe kaynağım, bir tanem, çok sevdiğim biricik anneciğimin ve siz değerli annelerin, anne adaylarının Anneler Gününü buradan da kutluyor, kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum.  Annelerini kaybetmiş olan herkesin de annelerinin  nurlar içinde yatmasını dileyerek Rahmetle anıyorum…

Bu bloğu canım annem sana ithaf ediyorum, Anneler Gününe yetiştirmek istememdeki tek sebep buyduJ İyi ki varsın, birlikte sağlıklı, huzurlu, keyifli uzun yıllar geçirmemiz dileğiyle. “Canım annem seni çok seviyorum”.

Kalın sağlıcakla…
Fundacraft