6 Temmuz 2012 Cuma

BİRAZ ONDAN BİRAZ BUNDAN

Ne kadar çok ara vermişim ben bile inanamadım, şu koşuşturmalar içerisinde ne zaman hafta içi, ne zaman hafta sonu oluyor anlayamıyorum. İşin tuhafı  çevremdeki her yaştan insan tarafından da duyduğum şey de bu yönde :) Acaba dünya daha mı hızlı dönüyor, bence bilim adamları bir daha şu bilgileri kontrol etsinler, bir tuhaflık var:) Neyse sizlere kendimi nasıl affettireceğim bilemiyorum sevgili dostlar ama birşeyler yazmam, resimler eklemem gerektiğinin ben de farkındayım. İki haftadır olumlu, olumsuz önemli şeyler oldu. Bu arada yazlığımı su bastı, hem de ne basmak evdeki mutfak dolabını bile atmak zorunda kaldım, zira çekerken paramparça oldu, halıların o müthiş güzel (!) kokusunu hiç söylemeyeyim:) Bir sürü kitap aldım gene, ne ara okuyacağım bilemiyorum ama birsürü kitabım ve dvd'lerim de yazlıkta telef oldu, hepsini atmak zorunda kaldım. Hele yaptığım mdf boyamalar, dekupaj kağıtlarımı hiç söylemeyeyim içiniz acır... İstanbul'da işten dolayı çok vakit bulamıyorum, belki yazlıkta daha rahat yaparım diye oralara da taşımıştım dekupaj dosyalarımı, ahşapları, boyaları. Sadece boyalara birşey olmamış, ama diğerlerini bir sorun ne oldu diye? Tabi ki hepsi çöp konteynırında, neyse Allah beterinden saklasın dedik, yapacak birşey yok. Ama bir müddet size çok az obje yayınlayabileceğim, yenilerini yapana kadar beni idare ediverin olur mu sevgili arkadaşlar...

Aşağıdaki kitapları önümüzdeki hafta sonuna doğru okumaya başlamayı düşünüyorum, vakit bulabilirsem, zira biraz nefes almak için izne çıkmayı ve sevgili yazlığımızın tadını çıkarmak istiyorum... Oranın resimlerini de iyice süsleyip püsledikten sonra sizlerle paylaşırım, aldığımızdan beri birşey yapamadım, şimdi süslemeden sizlerle paylaşmak olmaz:) Bana da yakışmaz...

Yakın bir tarihte dünyaya gelecek olan Ece için yaptığım iki isimlik vardı, biri bitmedi, sevgili arkadaşım Burcu Ece'sinin kapı süsünün renklerini değiştirince hemencecik ikincisi yapıldı. Bir ara onu da tamamlarım, henüz verniklenmemiş ve kırık ucu yapıştırılmamış çaydanlığı da bitirebilirsem süper olacak. Geçenlerde yaptığım magazinliğin iç rengini de siyah yaptım, bence siyah çok yakıştı, Kitapları da okuduktan sonra kendimce ben de bıraktığı etkiyi iletirim. Kendinize iyi bakın, sevgiyle, huzurla kalın, bol kahkahalı günler dileğiyle...










21 Haziran 2012 Perşembe

YOĞUN BİR GÜNÜN ARDINDAN...

Geçtiğimiz cuma günü izinliydim, asıl maksat oğlumla birlikte Eyüp Sultan'a gitmek, oradan da deniz kenarında her zaman görüp uğramak istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım Belediyenin Haliç Tesislerinde oğlumla yemek yemekti. Malum ertesi gün gene bir başka üniversite sınavı var ya, kendilerine kıyak geçeceğim:) Eyüp Sultan'ın türbesine ne yazık ki giremedik, zira anlatılmaz bir kalabalık vardı, o kadar insan nereden, nasıl çıktı anlayamadım. Neyse epey bir süre bekledik sonrasında o acaip sıcakta çocuğumun başına güneş geçerse, ne yaparım valla telef olur, sınava mınava da giremez, sevgili eşim de beni öbür dünyaya intikal ettirir diyerek ısrarla içeri girme çabamı bertaraf ettim. Dışarıda bir yerlede dualarımızı edip, ayrıldık. Zavallı çocuğum sırf ben istiyorum diye kırmadı vallahi:) Her neyse ben de ciddi bir kıyak yaptım, valla ne istediyse yedi, yimedim yidirdim, giymedim giydirdim modunda ne söylese yi oğlum, tabi oğlum diyip durdum, sağolsun anneanesi ve dayısı da geldiler oğlumun ısrarlı davetini kıramadılar:)

Sonra bari olmuşken tam olsun diyerekten akşamüstü erkekleri yolculayıp sevgili anacığımla birlikte İsmek Sergisine gittik. İşte neye niyet, neye kısmet diye atalarımız boşuna söylememişler. Bu atasözlerimiz, deyimlerimiz vallahi pek bir doğru....Fakat çok yorulduk, trafik de bayağı bir yoğundu. Sınava o mu giriyor ben mi bilmiyorum, ay kendimi hep yorgun hep yorgun hissediyorum, enerji içeciği falan mı tüketsem, ballı, muzlu, cevizli birşeyler mi yesep acep, ne dersiniz? Yorgunluğumu atabilir miyim acep?

Şu son sınav da bir geçse de hepimiz rahatlasak, evde de durmadan meşakkatli isteklerde bulunuyor. "Anne sınav öncesi şunu canım çekti, bunu canım çekti" diyip duruyor, ben de kendilerine bugünlerin geçeceğini, 5-6 gün daha forsu olduğunu sonunda beyan ettim:) En son pazar günü akşamüstü altı da mutfağa girdiğimi ve gece 11 de sürünerek çıktığımı hatırlıyorum. Kaç çeşit yemek yaptığımı hatırlamıyorum bile:) robot gibiydim. Allah'ım şu bilim adamları ne zaman hapla beslenmeyi bulacaklar, ben gitmeden bulun yaaaa....:)

Bu arada İsmek sergisinden de bahsedeyim biraz. İsmek sergisi bence bu sene daha bir güzel olmuş. Yani ahşap boyamalar, 3 boyutlu çalışmalar güzel değil, harikaydılar  diyebilirim. Ben çok beğendim, bir sürü resim çektim arada konu mankeni kullandım, sağolsunlar tanıtım için yaptıklarını, ücret istemediklerini söylediler, pek sevgili anneciğim:) Kendileri de 5 yıldan beridir bu kurslara devam ettikleri için, birçok şeye hakimler. Resimlerin tümünü koymayacağım, sıkılmayacağınızı biliyorum gerçi ama bu kadarı da yeter diye düşünüyorum.

 Sevgili Mehtap Kaya da çok güzel resimlerini koymuştu http://mehtapkaya.blogspot.com/(Bu arada iyi ki bloğuna koydun resimleri de ben de gidebildim Mehtap'cığım yoksa bu yoğunlukta arada kaynayacaktı sergi, ben de unutup gidemeyecektim) aynı resimler var mı hatırlayamadım ama gözünüzü, gönlünüzü açması dileğiyle...

Sergide emeği geçen herkesi,  tüm öğretmen ve öğrencileri kutluyorum, emeğinize sağlık....